|
"Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanları da biliriz." (Hicr, 15/24)
Önceden gelip-geçenleri bilme bir yandan kaderi gösterirken, öte yandan tevhidi ifade eder. Zira geçmişi yaratan, geleceği de yaratan, ya da yaratacak olandır. Ayrıca önce ve sonra gelenlerin bilinmesi ile alakalı şu tevcihler de söz konusu olabilir. 1) Nisbetler perspektifinde dünyaya önce gelenleri de mesela, Hz. Adem zamanındakileri de, sonra gelenleri de biliriz. 2) İslamiyet'e ilk girenleri de, sonradan dehalet edenleri de biz biliriz. 3) Namaz saflarında tekaddüm edenleri, yani namaza erken koşanları da arkadan gelenleri de biliriz. 4) Herkesin şahsi hayatına bağlı olarak, öncesini, sonrasını yani zerrelerini, moleküllerini ve halihazırdaki durumunu da, kabirde çürümüş kemikler haline geleceğini de biliriz. Daha şumüllü bir ifade ile imanda, islamda, ihsanda ilk safta yerini alıp yarışı götüreni de biliriz, bu konuda takılıp yollarda kalanları da. Bundan başka, camiye erken gelip ilk saflarda namazını eda edenlerden, geç kalıp arka saflara düşenlere kadar konuyu teferruata indirenler de olmuştur.
İlgili Yazılar:
|