Ana Sayfa
Âl-i İmran, 3/97 Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Fethullah Gülen   
25.05.2006
"Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır..." (Âl-i İmran, 3/97)

Allah'a karşı yapılan her ibadet, O'nun bizlere ihsan buyurduğu nimetlere karşı bir şükür ve belki bir nisbette fiilî mukabeledir. Öyle bir mukabele ki yalnız Allah'a karşı ve Allah için yapılır. İşte Hac ibadeti de, hem bedenin sıhhatine hem de lutfedilen mal nimetine karşı böyle bir şükrün ifadesidir. Onun için hac yapan kişi niyetlenirken, " Allah için hac yapmaya" der. İşte Kur'ân bunu ifade sadedinde "ve " diyor. Burada daki lam, istihkak içindir. Öte yandan deki farziyyet ifade eder. deki lam-ı tarif ise ahd için olur. Böylece beraat-ı istihlal nev'inden daha başta kaydı ve onun müstetbeatına telmih yapılmıştır. Yani bazı insanlar. Kim onlar? Yol ve azık imkanına sahip olanlar ve kadın ise yanında mahremi bulunanlardır.

Ayrıca de harf-i cerrinin kullanılması bize şu nükteyi de hatırlatıyor. Hac, aslında namaz ve oruçtan çok daha çetin bir ibadettir. Onda sefer meşakkatinin yanında bir hayli de paranız gider; işinizden, memleketinizden, yakınlarınızdan ayrı kalırsınız..vs. İşte bütün bu zorluklara işaret sadedinde Kur'ân harf-i cerrini kullanarak umumi mükellefiyetler içinde hacc ibadetinin hususi ağırlığını işmam etmiş olur.

Bundan başka herhangi bir işin gönül rızasıyla ve tam bir inkıyad düşüncesi içinde en mükemmel şekilde yerine getirilmesidir ki, bu da bir irade, kudret ve imkana vâbestedir. Bu açıdan kelimesi daha sonra mebâdisi ve cüzî fertleri sayılan güç, kuvvet ve imkan yerinde kullanılmıştır. Bu kelimedeki genişlik imamların içtihadlarında da farklı yorumlara bir kaynak teşkil etmiş ve bir genişlik vesilesi olmuştur.


İlgili Yazılar:

 
< Önceki   Sonraki >