Zannediyorum, pek çok konuda olduğu gibi bu mevzuda da çok defa ifratlara–tefritlere girildiğinden, hakâik–i âliye–i ilâhiyedeki umûmî muvâzene korunamıyor ve çok tehlikeli yanlışlıklar yapılıyor: Her şeyi, o muhît meşîet ve kâhir kudretin tecellisine bağlı yorumlayanlar, kesreti bütün bütün görmezlikten gelerek, umum eşyayı O'nun zuhurundan ibaret sayıyorlar; esbâbı olduğundan fazla öne çıkararak her şeyi kesrete bina edenlerse mazhar, meclâ ve memerri masdar zannederek her hâdiseyi bir kısım natüralist mülâhazalara ircâ ediyorlar. Aslında, varlıktaki vahdet, tecellinin kaynağındaki birlikten; mazharlardaki farklılık ve çokluk da ilm–i ilâhîde eşyanın modelleri diyebileceğimiz âyân–ı sâbiteye göre kudret ve iradenin farklı tasarruflarından ileri gelmektedir.
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin