Büyüklük

Nefs-i Mutmainne Mertebesi

Nefs-i mutmainne zirvesine ulaşan bir müntehî nazarında, kendi hususiyetleriyle bütün eşya, bütün elvân u eşkâl eriyip gider ve o, sürekli "Lâ ilâhe illallah" hakikatini düşünür, onu söyler; söylerken de hakikî ve aslî vücud olarak sadece O'nu duyar.. O'nun nur-u vücuduyla iç içe yaşar.. ve bütün varlığı, ilim ve vücudun birer tecellîsinden ibaret olarak zevkeder.. ve böyle bir ruh halinin gereği olarak da bütün varlığın, O'nun feyz-i vücuduyla meydana geldiğini ilan mânâsına "Lâ mevcûde fi'l-hakikati illallah" der. Bu mülâhaza ne bir vücud ne de şuhud telâkkisidir; bu öyle bir zevk ve duyuş haletidir ki, tatmayan bilmez, bilenler de tam ifade edemez. Bu makama eren bir hak yolcusunun sinesinde O'ndan gayrı her şey, yine O'nun ziyâ-i vücuduyla silinir gider ve her yanda sadece ve sadece Hazreti Ef'âl, Hazreti Esmâ ve Hazreti Sıfât nümâyân olmaya başlar; başlar da, gözler ve gönüller sürekli onlarla dolar-taşar. Böyle bir sermesti içinde her an ayrı bir vuslat bişaretiyle yol alan hakikat eri, biraz da, "ayne'l-yakîn" derecesinde her şeyin O'na ait olduğunu duyması sonucu "Ballar balını buldum varlığım yağma olsun" diyerek, sırtında âriye bir gömlek gibi gördüğü bütün varlığını infak etmeye koşar.

Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin

Sitenizde bu yazıya link vermek için aşağıdaki metni kopyalayıp, sitenizde yazı gövdesine yapıştırın.



Önizleme:




Bu sayfayı ekle
Digg! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Twitter!